İlk baskısı 1984 yılında, ikinci baskısı 2007 yılında Ürün yayınlarınca yapıldı.
Birinci Baskının Önsözü
Çocukluğumda, benim doğduğum yörede düğünlerde, nişanlarda, bayramlarda, köy odalarında Dadaloğlu’ndan türküler- bozlaklar söylenir, öyküler anlatılırdı.
1955 yılından itibaren Dadaloğlu’nun şiirlerini derleme hevesine kapıldım. Sonra kentlere gidince Dadaloğlu hakkında yazılmış kitaplar elime geçti, bunları okudum.
Gördüm ki halkın anlattığı Dadaloğlu ile kitapların yazdığı Dadaloğlu başka başka kişiler. Sözgelimi kitaplar; “Dadaloğlu, Karahacılı oymağının Hocalı obasındandır, Aziziye (Pınarbaşı) kazasının Sindel (Kayabaşı) köyüne iskân edilmiştir” diyor.
Gidiyorum Karahacılı oymağına bakıyorum. Bunlar Aydınlı dediğimiz Yörük Türkmenlerinden. Geliyorum Sindel köyüne bakıtorum , bunlar da Avşar oymağının Cingözoğlu obasından. Dahası kimi yazarlar Dadaloğlu’nun soyudur diye Karahacılı Türkmenler’i üzerinde geniş araştırmalar, incelemeler yapıyorlar.
Bunun üzerine Dadaloğlu ile ilgili derlemelerimi sürdürerek Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Kayseri illeriyle bu illere bağlı ilçeleri ve köyleri gezdim. Bir yandan da Dadaloğlu ile ilgili eski ve yeni yazılı kaynakları gözden geçirdim.
Dadaloğlu’nu anlatabilmek için göçebe Avşarlar ile 1865 yılında yapılan iskânın iyi bilinmesi gerektiğine inandığımdan bu konuyu da yakından inceledim. Bundan başka Dadaloğlu göçebe bir halk ozanı olduğundan onun şiirlerinde geçen yüzlerce yer adı bizzat oralara gidilerek yerinde görülmüştür. Yine bu şiirlerde geçen yüzlerce kişi adı da gerek yazılı kaynaklardan gerekse Avşar ve öteki Türkmen kocalarınan öğrenilerek belirlenmiştir.
Dadaloğlu, şiirlerinde gördüğünü, yaşadığını söylemiştir. Özellikle kavga ve yiğitlik konusunda söylediği şiirleri gerçek olayların öyküsüdür. Onun şiirlerinde geçen kişiler hayali, uydurulmuş kahramanlar değildir, bunlar yaşamış kişilerdir. Tıpkı onun şiirlerinde geçen yerler gibi gerçektirler. Bu nedenle Dadaloğlu’nun şiirleri aynı zamanda aşiret tarini dile getiren belge niteliğini taşırlar.Bu tür şiirleri n gerçek öykülerini yazılı kaynakların yanı sıra Türkmen kocalarının yüzlercesine sorularak öğrenilmiş ve hiçbir yerde yayımlanmamış otuz şiirle birlikte ilk kez bu kitapta yer almıştır.
Tüm bu konularda bana yardımcı olan Türkmen kocalarına teşekkür ediyor, onları burada saygıyla ve sevgiyle anıyorum.
Ahmet Z. Özdemir
Ankara. Nisan 1984