Kitabın Önsöz’ünden:

Daha 130 yıl öncesine kadar göçebe olarak yaşayan ve Sarız’a, Pınarbaşı’na, Tomarza’ya iskan edilen bu Türkmenlerin yarattığı kültürü önemsiyorum. Onların ortaya koyduğu türküleri, ağıtları, atasözlerini, deyimleri, ilenmeleri (bedduaları) ve sözcükleri önemsiyorum. Dilimizin, Türkçemizin güzelliğini onun duyguları, düşünceleri anlatmadaki gücünü gördüğümüz bu sözcükleri kitabın sonuna eklemeyi uygun buldum. 

Sarız’da yapılan düğünler, yurdumuzun öteki yörelerinde yapılan düğünlere göre farklılık gösterir. Avşarlar, göçebelikden yerleşik düzene nispeten yeni bir tarihte geçmişlerdir. Kökü çok eskilere uzanan, belki de şamanistik dönemden izler taşıyan bu düğünlerin ayrı bir güzelliği, ayrı bir tadı anlamı vardır. 

Ancak, 1950’li yıllardan sonra ülkemizde de hızla yayılan bilim ve teknoloji ürünleri, o arada iletişim araçları Sarız’da yaşayan insanları da etkiledi. Radyo, teyp, televizyon ve video yoluyla bombardımana tutulan bu insanlar eski bildiklerini hızla unutmaktalar, onların yerine yeni şeyleri öğrenmekteler. 

Oysa geçmiş bizim tarihimizdir, kültürümüzün bir parçasıdır. Nereden geldiğimizi bilmek, nereye gideceğimizi bilmek kadar önemlidir. Kökü, kökleri olan ulusların geleceklerinin daha aydınlık, daha güzel olacağına inanıyorum.

İşte bu çalışma böyle bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıktı. Bizden selam olsun geçmişe de geleceğe de. 29 Ekim 2004. 

Ahmet Z. Özdemir.

Scroll to Top